Haber Listemiz





Büyütmek için tıklayınız

Kalp Sagligi

RRP:
Fiyat:
106.00TL
SKU:
Kalp sağlığı için orachel kapsül
Üretici:
Üretici:
Ağırlık:
0.00 KGS
Reyting:
()
Stok Durumu:
Gönderim:
Alışverişi Hesapla
Hediye Paketi:

Miktar:


Ürün Bilgileri

Orachel (180 kapsül) Sağlıklı bir Kalp ve Dolaşım sistemi için

Sağlıklı bir yaşam temiz ve sağlıklı damarlar demektir.

Damarlarımızın iç çeperi sadece bir katdan oluşan prostaglandin denen bir maddeden oluşur. Bunun kısaltılmış olan adı PG1 dır. Bu madde damar duvarlarını kayganlaştırmak suretiyle pıhtı hücrelerinin ve kırmızı kan hücrelerinin damar çeperlerine yada birbirlerine  yapışmasını engellemektedir.Bu şekilde oluşabilen küçük bir partikül bile tromboksan oluşmasına neden olabilmektedir.tromboksan damar çeperlerini irite eden inflamatory bir kimyasaldır. Fibrinogen’i taklit ederek fibre oluşmasına neden olur , diğer pıhtı hücrelerinin ve kırmızı kan hücrelerinin yapişkan olmasına ve dolayısı ile birbirlerine yapışmasına neden olmaktadır. Bu durum ise kalp krizine yol açan arterosclerosis ve kan pıhtılaşmasına neden olmaktadır.

 

 

Orachelin faydaları:

1.    Kardiyovaskuler sistemi destekler ve canlandırır

2.     Damarların sertleşmesini engeller

3.     Kan dolaşımını hızlandırır ve düzenler.

4.     Toksik kurşun ve metallerin ve abnomal kalsiyumun birikmesini engeller.

5.     Yüksek tansiyonu ve kollestrolü düşürür.

6.     Karaciğerin ve böbreklerin fonksiyonlarını destekler.

7.      Beyine olan kan akışını artırmak suretiyle hafıza kaybını engeller.

8.     Tıkanmış damarlardaki yağları eritir.

 

Oracheli hangi durumlarda kullanmalı?

  1. Damar sertliği
  2. Anjina ( kalp spazmı)
  3. Kan dolaşımı yetersizliği
  4. Göğüs ağrısı ve sıkıntı
  5. İnme (felç)
  6. Erken bunama
  7. Şeker hastalığı ( diabet)
  8. kronik yorgunluk
  9. Sigara tiryakiliği
  10. Bağışıklık problemleri
  11. Konsantre bozuklukları
  12. Ayak ve kollarda ağrı ve uyuşma hissi
  13. Yüksek tansiyon
  14. Beslenme bozuklukları
  15. Nefes darlığı
  16. Kurşun zehirlenmesi

Türkiyede erkek ve kadınları etkileyen  Bir numaralı katil : Damar hastalıkları ve kalp krizi...O sizin kalbinizi durdurmadan siz onu durdurun!!!

 

kalp krizi nedeniyle ölüm, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ilk sırada yer alıyor.İstatistikler Türkiye’de 2 milyon kişi olduğu tahmin edilen kalp-damar sertliği hastasına her yıl 260 bin kişinin eklendiği yönünde Eğer Türkiye'de önümüzdeki sene 40.000 kişi ölecekse bunun yarısından fazlası kalp krizinden olacaktır..

 

''Türkiye'deki ölümlerin yaklaşık olarak yarısı kalp ve damar hastalıklarından kaynaklanıyor. Trafik kazalarından ölen her kişiye karşılık ise 30 kişi kalp damar hastalıklarından ölüyor. Ülkemizde nüfusun çoğunluğunun genç olmasına rağmen, kalp damar hastalıklarından ölüm oranı yaşlı nüfuslu toplumlardaki kadar yüksek. Diğer Avrupa ülkeleri ile kıyaslandığında, koroner kalp hastalığına bağlı ölümlerde kadınlarda ilk sıralarda erkeklerde ise ilk beşte yer almamız endişe verici.''

 

Bu gün kalp ve damar hastalıklarının tedavisinde acil tedaviden ziyade koruyucu tedavi daha fazla ön plana çıkmış ve uygulanmaktadır.

  

Damar ve kalp rahatsızlıklarını ıyıleştıren tamamen doğal, güvenli ,acısız ağrısız, ameliyatsız bir tedavi  olduğunu biliyormuydunuz????

 

Orachel kalp, damar ve kollestrol problemleriniz için ,  tıkanmış bütün damarları açarak temizliyen Kötü kollestrol seviyelerini düşüren güçlü bir doğal tedavidir

  

Orachel in mucidi Dr  Donsbach yıllarca süren araştırma ve geliştirme faliyetlerinin neticesinde orijinal formülünü  geliştirmiş ve bu mucizevi doğal ürünü  insanlığın hizmetine sunmuştur. Klinik Çalışmalar Orachelin Tıkanmış olan damarları açıp kan dolaşımını normale dondürdüğünü ispatlamıştır.. Aynı zamanda damarların sertleşip tıkanma eğilimine yol açan biokimyasal yapıyı  tersine çevirmiş ve önlemiştir.

 

İçerik formulunu incelediğinizde 40 yaşından sonra hemen hemen herkesi etkiliyen ve birinci derecede ölüm nedeni olan kalp ve damar rahatsızlıklarını engellemede ne kadar güçlü bir formül olduğunu göreceksiniz.

 

vitamin C, vitamin E, niacin, vitamin B-6, folik asid, vitamin B-12, kalsiyum, magnezyum, potasyum, cysteine, l-carnitine, Co Q-10, ginkgo biloba  EDTA




Önerilen kullanım:

 

Başlangıç: Yemeklerle beraber günde 4 kapsül..

Koruyucu doz: Yemeklerle beraber günde 2-4 kapsül

Tedavi edici doz: Yemeklerle beraber günde 6-8 kapsül

 

İthalatçı Firma : DÜNYA SAĞLIK  tarafından Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın 19.09.2007 tarih ve 0734005618 sayılı izniyle ithal edilmiştir.

 

Uyarı : Orechel doğal içeriğinden dolayı yumurta kokusu na yakın bir kokusu vardır bu normal bir durumdur. 

 

Eğer damarlarınız tıkalıysa hücrelerinize gerekli olan oksijen ve besinler ulaşamıyacaktır ve en zayıf organınızda problemler baş göstermeye başlıyacaktır...

 

Dunyada Orachel sayesinde BY-PASS ameliyatları artık tarihe karişmış ve damar tıkanıklığı nedeni ile  kesilme tehlikesi ile karşı karşıya olan bir çok kol, bacak kurtulmustur...

 

Önemli uyarı: Orachel alınmaya başladığı andan itibaren vücudumuzda depolanan başta kurşun olmak üzere bütün ağır metalleri atmamızı sağlayarak 1 ay içersinde ağır metal seviyelerini yarı yarıya azalttığından sürekli ağır metallere kronik olarak maruz olan aşağıdaki mesleklerde çalışanların düzenli olarak Orachel kullanmasını şiddetle öneririrz:

 

1. Akü fabrikaları

2.Matba çalışanları

3.Boyacılık mesleğinde çalışanlar

3. Cam ve reçine sektör çalışanları

4. Metal fabrikaları çalışanları

5.haşere ilacı fabrikaları çalışanları ve satıcıları

 

Koroner Kalp Hastalığı nedir?

KKH genellikle atherosclerosis ( damar sertliği) e bağlı olarak gelişen bir rahatsızlıktır. Damar sertliği özellikle kalp ve beyini besleyen damar çeperlerinde depozitlerin birikmesi sonucu oluşur. Kalp krizi yada koroneri özellikle kalp kaslarını besleyen damarların daaralması ve tamamen kapanması sonucu gerçekleşmektedir. Eğer bu beyinde gerçekleşirse halk arasında inme olarak tabir edilen felç oluşur. Hastalık bütün vücudu etkiler ve aynı zamanda halsizlik, bacaklarda kangren ve seks organlarında impotans gelişebilmektedir.

Atherosclerosis ( damar sertliği) – Bende bu hastalık var mı?

Damar sertliği zararlarını bütün insan organizmasına  yaydığı çok sinsi bir hastalıktır.. Bu hastalık çocuk yaşlarda başlayabilmesine karşın hastalığı tedavi edebilmek için bir şeyler yapılması için artık çok geç olana kadar herhangi bir belirti vermeyebilir. Malesef günümüz tıp biliminde damarlarımızın iyi durumda olup olmadığını belirleyen hiç bir yöntem bulunmamaktadır. Bir dakika önce kendinizi iyi hissedebilirsiniz ve bir dakika sonra bir kalp krizi geçirebilirsiniz..Bununla beraber eğer 30 yaşın üstünde iseniz, ve acele bir şeyler yaparken veya spor yaparken aşağıda belirtdiğimiz belirtileriniz mevcut ise eforlu EKG testi yaptırmak için  lütfen bir doktora başvurunuz:

·        Yokuş yukarı çıkarken ya da hızlı hareket ettiğinizde göğüs bölgesinde,dişlerinizde,ense ve kollarınızda  ağrı

·        Şiddetli ve uzun süreli nefes kesilmesi ya da sebepsiz yorgunluk

·        Hızlı hareket ettiğinizde düzensiz kalp atışları

·        Başdönmesi bayılma, çift görme

·        Mide bulantısı

·        Hafıza problemleri

·        Egzersiz yaparken geçici felç durumu

Ameliyat bir çözümmüdür?

Koroner baypass ameliyatı sizin hayatınızı kurtarıcı bir ameliyat olabilir ancak bu ameliyat geçici bir çözüm olabilmektedir.. eğer esas probleme neden olan sebepler ortadan kaldırılmaz ise tıkanmalar tekrar nüksetmeye başlıyacaktır..

Kalp ve damar rahatsızlıkları neden oluşur ve oral çelasyon ne demektir?

Etrafımızı sarmakta olan kimyasal maddeler ve ağır metaller vücudumuzun detoksifikasyon sürecinin önünde ağır bir yük olarak durmaktadır. Sağlıklı bir yaşam için gerekli olan besin ve enerjiyi elde etmek her geçen gün zorlaşmaktadır. Zirai koruma ilaçları, toprak azalması, radyasyon, diş dolgularından alınan civa, sigara dumanından alınan kadmiyum,soluduğumuz  havadaki kimyasallar, eski madenlerden ve benzinden, musluk suyundan alınan kurşun, hergün maruz kaldığımız toksinlerden bazılarıdır. Bu toksinler vücudumuzda serbest radikallerin artmasına neden olmaktadır.

1973 yılında Washington Universitesinden Dr Earl P Benditt ve arkadaşları damarlardaki plakların nasıl oluştuğunu keşfetmişlerdir. Serbest radikaller damar çeperlerindeki hücrelerle temasa geçtiklerinde hücre duvarını hasara uğratmaktadır.daha sonra bu hasar görmüş duvarlardan diğer serbest radikaller iç kısımlara nüfus ederek ek hasara neden olmaktadır.Sonunda hücre değişir ve anormalleşir, hızla bölünmeye ve çoğalmaya başlar. Bu durum ise damar çeperinde plak denen bir cıkıntı oluşmasına neden olur. Bu hücreler kollajendir ve bu onları çok sert bir yapıya kavuşturmaktadır.Daha sonra plakın iç kısmındaki hücreler yaşlanmaya ve dejenere olmaya başlar. Bu hücreler yüksek miktarda miktarda kolesterol üretmeye başlar. Bu hücreler anormal bir enerji metabolizmasına sahiptir.Dr Bendit bu plak hücrelerini tümor hücrelerine çok benzediğine dikkati çekmiştir. Bu oluşum  devam ederken bu plak hücreleri trombaksan ya da PG2 denen prostaglandinlerı salgılamaya başlarlar. Bunlarda plak üzerinde fibre oluşmasına neden olur.Daha sonra kırmızı kan hücreleri ve pıhtılar bu fibrelere tuıtunmaya başlar ve damardaki kan akışına engel olurlar.Plaklar fibre dokusu, ağır metal,kalsiyum ve kolesteroldan oluşmaktadır.

Kardio vaskuler hastalıklar, yüksek tansiyon, Kalp ve damar problemleri düşük seviyede ağır metallere kronik bir maruz kalma durumunda oluşmaktadır. Maruz kaldığımız bu ağır metaller serbest radikal hasarlarına neden olmaktadır

Çelasyon tedavisi ( Orachel) vücudumuzdan fazla toksinleri özellikle ağır metalleri atmaya yarıyan ameliyatsız bir tedavi yöntemidir. Bu çelatörler ( Orachel içeriği) vücudumuzun çalışmasını engelleyen ve serbest radikal üreten bu toksik metalleri ve diğer zararlı maddeleri böbrekler vasıtası ile atılmasına yardımcı olurlar.Oral çelasyon vücut dokularına olan kan dolaşımını düzenleyip onararak sağlık problemlerinin ortaya çıkmasını engelleyebilir. Çelasyon vücudun en ince kılcal damarından en kalın damarına kadar faydalıdır.Ameliyat yapılamıyan en ince damarlarda dahi etkisini gösterir.

Arteriosklerosis, kolesterol birikintileri, yağlar ve diğer maddelerin damar çeperlerine yapışıp burada plak oluşturması neticesinde oluşur. Kalsiyumun bu plakayı bir arada tutmaya yarıyan bir yapışkan gibi davrandığı ortaya çıkarılmıştır. Çelasyon ajanları kalsiyuma bağlanarak onu vücudun dışına taşımaktadır.Aynı zamanda ağır metalleride vücudun dışına atmaktadır. Bu damarı tıkayan plaka birikintilerini ortadan kaldırmakta ve normal kan akışına imkan vermektedir.Damarlarda oluşan bu plaklar kalbinizi ve beyniinizi olumsuz yönde etkilemekte ve kardio vasküler ve dolaşım bozukluklarına neden olmaktadır.ayak bacak ve seksüel fonksiyonları negatif yönde etkilemektedir.

Oral çelatörler nelerdir ve nasıl etki edeler?

Oral çelatörler Orachel’ in içeriğinde bulunan doğal bileşenler olup serbest radikallerin vücut içersinde oluşmasını engelleyici bir etki yaparlar ve bu radikallerin hücreye zarar vemesini engellerler. Bu bileşenlerden bazılarının kardiovasküler sistemimizi nasıl etkilediği aşağıda açıklanmıştır:

Vitamin C

Yapılan klinik çalışmalar C vitaminin vucudumuzdaki yararlı kolesterol seviyelerini yükseltirken HDL, zararlı kolesterol olan LDL seviyelerini düşürdüğünü ispatlamıştır.Ayrıca C vitamini serbest radikallerin damar sistemimize saldırmadan önce onları naturilize etmektedir.Cvitamini eksikliği kandaki yağ oranlarının artmasına neden olmaktadır.

Yapılan klink çalışmalar yeterli miktarda alınan C vitamininin damarlarda plak oluşumunu % 60 azalttığını göstermiştir.

Vitamin E

Klifornia Üniversitesinden Dr Davis L.A Tappel, yağda çözünebilen E vitamininin hücre duvarında lipid bir matriks oluşturduğunu ve serbest radikallerin üzerinde delik oluşturmasını engellediğini kanıtlamştır. Bu damar tıkanıklıklarının birinci adımı olarak tanımlanmaktadır. Dolayısı ile damarlarımız serbest radikal saldırıları neticesinde irite olmakta ve plak oluşmasına zemin oluşmaktadır.

Yine yapılan çalışmalar E vitaminin vücudun oksijen ihtiyacını % 63 oranında azalttığını ve damarlarda oluşan plakları çözdüğünü kanıtlamıştır

 Vitamin B Niacin

1975 yılında Amerkan İlaç Birliği koroner ilaç projesi çeçevesinde kolesterol oranlarını düşüren en önemli ajan olarak Niacini rapor etmiştir. Yapılan çalışmalarda niacinin kalp krizi riskini % 29 azalttığı rapor edilmiştir. 1981 yılında niacin ile yapılan bir çalışmada serum kolesterol seviyesini % 22 ve triglyglacidires oranlarını ise % 52 düşürdüğü gözlenmiştir.

Vitamin B-6

1984 yılında Dr B.E. Woodcock  tarafından yapılan bir çalışmada B-6 Vitaminin ( EPA) prostasiklin sentezini destekleyerek tromboksan salgilanmasını inhibe ettiği kanıtlanmıştır.Bu durum damar iç çeperlerinin kayganlaşmasına ve anormal bir birikimi önlemektedir.

L-carnitine

Kardio vasküler sağlığın geliştirilmesi için son zamanlarda yapılan en heyecan verici buluştur.1983 yılında Dr Borum carnitine nin yag asitlerinin hücre duvarından mitokondriaya geçirilmesinde önemli bir rol oynadığını keşfetmiştir. Bunlar hücrelerin enerji üreten fabrikalarıdır. Burada bu yag asitleri oksidize olarak ( yanarak) enerjiye dönüşür.Kalp kasları enerjisinin yarısından fazlasını bu yağ asitlerini yakarak elde eder. Carnitine eksikliği kalbin enerji kaynağını önemli ölçüde azaltır.bunu sonucu olarak göğüs sancıları ve kalp yetmezliği gelişebilir. Bir çok kalp krizi vakasının tıkalı damarlardan ziyade kalp kaslarının anormal bir biochemistry geliştirmek sureti ile ölmesi neticesinde gerçekleşmektedir. Carnitine bu chemistry yi geliştirmektedir.

Coq-10

Dr Karl Folkers Teksas eyaletinde yaptığı geniş bir araştırma neticesinde son yıllarda keşfedilmiş olan bu enerji üreten enzimin bir çok kalp hastasında yetersiz olduğunu keşfetmiştir.Hergün düzenli olarak alınacak Coq-10 nin bütün kalp rahatsızlıklarını iyileştirici bir etki yapacağını belirlemiştir.

EDTA

EDTA sentetik bir amino asitdir. EDTA İle ilk çelasyon terapisi kurşun zehirlenmelerini engellemek amacı ile  damardan enjekte etmek suretiyle kulanılırken aynı zamanda damar tıkanıklığı ve damar sertliği olan hastalarda çelasyondan sonra her iki hastalıkta azalmalar gözlenmiştir. 1952 yılından itibaren EDTA çelasyon terapisi kardiovasküler hastalıklarında kullanılmaya başlanmıştır. Şimdiye kadar 1000 doktor tarafından  3.300.000 IV EDTA çelasyon çalışması yapılmış olup kan akışını % 82 oranında artırdığı gözlenmiştir.

Çelasyon terapisi damar çeperlerindeki kalsiyum plaklarını azaltmaktadır.Kardio vasküler vakalarda yapılan EDTA çelasyon terapisi aşağıdaki bilimsel sonuçları ortaya çıkarmıştır:

·         Damar intraselüler membrane stabilizasyonu

·         Kan pıhtılarının elektrik yüklerinin düzenlenmesi ve damar tıkanıklıklarının engellenmesi.

·         2.870 hastanın hemen % 100 ünde periferal vasküler hastalıklarda ilerleme

·         Tedavi edilmiş kardiak aritmiaların yarısının normalleştirilmesi

·         Damar tıkanıklıkları sebebiyle oluşan hafıza ve konsantrasyon bozukluklarında ilerleme

·         Kan yağ seviyelerinin azaltılması ve kan akışlarında yükselme

·         Damar dokularında ilerleme

·         Yüksek tansiyonun normalleşmesi

Toksik ağır metaller nedir ve sağlığımız üzerine nasıl bir etki yaratırlar ?

 Aliminyum, arsenilk, kadmiyum, bakır, kurşun, civa ve nikel en yaygın ağır metallerdir.Bu Ağır metallerin depolanabildiği vücut dokularımızın maruz kaldığı  kaynakları ve her bir metalin sağlığımız üzerine olan etkileri bilinmektedir. bunlar :

  1. Aliminyum :  

Maruz kaldığımız kaynaklar: Hava ( çalışma ortamındaki yüksek seviyedeki aliminyum tozları) , Asit yağmuru ( aliminyumu topraktan ve kayalardan çözülmesine neden olur). Aliminyum yüklü toprakta yetişen bitkiler, aliminyum tencereler, aliminyum folyo, antiasitler, ter önleyiciler ( koltukaltı ), Aliminyum içeren  kızartma tozları, tampon çözeltili aspirinler, yapı malzemeleri, asitli konserve yiyecekler, katkı maddeleri, ruj, eczanelerde satılan bazı anti-ishal ilaçları ve basur ilaçları, yumuşatılmış ve işlenmiş peynir, musluk suyu.

Hangi dokularımızda depolanır: Kemikler, beyin, böbrekler, deri, akciğerler ve mide

13 adet belirtisi : kolik, bunama, yemek borusu enflamasyonu, Bağırsak iltihabı, böbrek dejenerasyonu, karaciğer fonksiyon bozukluğu, iştah kaybı, denge kaybı, kas ağrısı, ruhsal denge bozukluğu, nefes darlığı, yorgunluk.

Aşağı yukarı hemen hemen herkes yediği yiyeceklerden, soluduğu havadan ve içtiği sudan düşük dozlarda aliminyuma maruz kalmaktadır. Yüksek dozlara maruz kalındığında solunum ve sinir sistemimiz ve kemiklerimiz negatif yönde etkilenmektedir. Aliminyum zehirlenmeleri sakat doğumlara neden olabilmektedir.

  1. Arsenik

Maruz kaldığımız kaynaklar : Hava kirliliği, büyük baş hayvanlara verilen antibiotikler, bazı deniz bitkileri, maden ( bakır, kurşun, altın) işleme tesisleri, galvanizleme, asitleme ve kaplama işlemleri, kimyasal işlemler, kömür elektrik üretim tesisleri, bitki yapraklarını dökmede kullanılan kimyasallar, pamuk ilaçlama ve kurutmada kullanılan kimyasallar, kirlenmiş deniz ürünleri ( balık, midye, istridye), özel camlar, tehlikeli atık bölgeleri, tahta koruyucuları

Hangi dokularımızda depolanır: çoğu organımızda depolanabilmektedir. Özellikle sindirim sistemi, karaciğer ve böbrekler, akciğer, deri.

Belirtileri : Abdominal ağrı, ağız ve boğaz bölgesinde yanma, nefesin sarımsk kokması, yorgunluk, deri ve akciğer kanseri, ishal, kusma, damar ve kalp problemleri, dermatit ve deri problemleri, Düşük seviyelerde inorganik arseniğe maruz kalma beyaz ve kırmızı kan hücrelerinin üretimini azaltmakta vedamarlara zarar vermektedir. El ve ayaklarda iğne batma hissi uyandırmaktadır. Uzun süreli maruz kalma durumlarında derinin kararması ve avuç içllerinde yumrular olusmasına neden olur.

3.       Kadmiyum Cd

Maruz kaldığımız kaynaklar:  fosil yakıtlardan ( yağ ve kömür ) oluşan hava kirliliği, belediye çöplerinin yakılarak imha edilmesi, sigara dumanı, kadmiyum yüklü topraklarda yetişen sebze ve meyvalar, otoyolda oluşan tozlar, nikel kadmiyum bataryalar, boyalar, fosfat gübreleri, kaynak dumanı, elektrik santralleri, foseptik sulu çamuru. Solunum yolu ile alınan kadmiyumun % 30-50 si direk kana karışır ve vücutda depolanır ve uzun süreler atılamaz.Kanser hastalığının bir numaralı etkenidir.

Hangi dokularımızda depolanır: Kan, mide, akciğer ve bağışıklık sistemi, karaciğer, sinir sistemi.

Belirtileri : Bulantı ve kusma, ishal, sindirim iritasyonları, solunum yolu ödemi, akciğer kanseri, böbrek hasarı,

4.       Bakır

Maruz kaldığımız kaynaklar: bakır soluduğumuz havada, içme suyunda, yiyecek ve toprakta yaygın olarak bulunur. Bakır yüklü toprakta yetişen bitkiler ve bitkilerle beslenen büyük ve küçük baş hayvanlarda, su boruları, , bitki ve mantar hastalıklarını kontrol etmede kullanılan bahçe ürünleri, kaynak malzemeleri, elektro kaplama metaryeli.

Hangi dokularımızda depolanır: gözler, burun, ağız ve akciğer, böbrek ve karaciğer.

Belirtileri: Burun, göz ve ağız iritasyonları, bulantı ve kusma, ishal, mide krampları, baş dönmesi ve agrısı, karaciğer ve böbrek hasarı.

5.       Kurşun

Maruz kaldığımız kaynaklar: Hava kirliliği, toprak, toz, göller, nehirler toprak suları ( asidik ya da yumuşatılmış ) ve içme suları. Madencilik ve üretim işlemleri, fosil yakıtlarının, cephane, batarya ve metal ürünlerin  yakılması, çatı malzemeleri, Kurşun havada bulunur ve tozlara yapışırlar. Yağmur tarafından havadan temizlenirler. Çöp havzalarında yaygın olarak bulunur. Sigara dumanı yine kurşun kaynağıdır.

Hangi dokularımızda depolanır: Kurşun hemen hemen bütün organlarımızda depolanır. Vücut tarafından abzorbe edilir ve yumuşak kan dokularına ve kemiklere geçer. Merkezi sinir sistemi özellikle gelişmekte olan çocuklarda kurşun zehirlenmesine karşı çok hassasdır. Kurşun aynı zamanda sindirim sistemi, üreme organları,bağışıklık sistemine yıkıcı bir etki yapar.

Belirtileri: Doğum öncesi maruz kalma durumlarında prematur doğumlara neden olabilir. Küçük yaşlardaki cocuklarda zeka bozuklukları, öğrenme bozukluklarına ve azalmış fiziksel gelişmeye neden olabilir.Yetişkinlerde ise parmakların ve bileklerin güçsüzleşmesi, hipertansiyon, hafıza kaybı, üreme sistemine zarar verebilir.

6.       Civa

Maruz kaldığımız kaynaklar Civa genelikle iki formda bulunur;: organil civa ve inorganik civa. İnorganik civa klorin sülfür ve oksijen ile birleştirildiğinde oluşmaktadır. Organik civa karbonla birleştirildiğinde oluşmaktadır. Organik civanın en yaygın formu su ve topraktaki küçük organizmalar tarafından üretilen metil civadır.

Metalik ( inorganik civa ) termometrelerde, diş dolgularında cilt gerici ve antiseptik kremlerde kullanılır. Diğer kaynaklar ise deniz kabukları ve civa içeren maddelerin yakılması olarak sıralanabilir.

Hangi dokularımızda depolanır :Sinir sistemi, beyin, böbrekler, ciğerler ve deri.

Belirtileri: Görme ya da duyma duyularında değişiklik, hafıza problemleri. Kusma ve bulantı, yüksek tansiyon ve kalp atışları, deri kızarıklıkları, renal bozukluklar, sinirsel davranış değişiklikleri.Civa doğumdan önce anne rahmindeki bebeklere bulaşabilir ve ciddi saglık problemlerinde neden olabilir.

7.       Nikel

Maruz kaldığımız kaynaklar: Nikel bolca rastalayabilecegimiz bir metaldir.toprakta, volkanik küllerde,metal paralarda, mücevherlerde bulunur. Sigara dumanı, bazı yiyecekler, içme suları değişik konsantrasyonlarda nikel içermektedir.

Hangi dokularımızda depolanır: Deri, solunum yolu, akciğerler, sinusler, kan ve böbreklerdir

Belirtileri: kaşıntılı deri, ve kızarıklıklar en yaygın belirtilerdir. Astım ve kronik bronşite katkıda bulunur. Akciğer ve sinüs kanserine sebebiyet verebilmektedir

Oracheli ne kadar süre kullanmalıyım ?

Oracheli kullanmak diş fırçalamak gibidir.Nasıl dişlerimizi fırçalamadığımız zaman dişlerimizde plaklar oluşmakta ise damarlarımız içersinde oluşmuş olan plakların,tıkanıklıkların, yağ birikintilerinin açılması için ve tekrar oluşmasını engellemek için kendinizi minimum 6 ay bu düzenli tedaviye angaje etmeniz gerekmektedir.



Orachel ile ilgili herhangi bir klinik çalışma mevcutmudur?

 

Orachelin etkilerinin araştırıldığı bir çok klinik çalışma mevcuttur. Bunlardan bazılar



Klinik Calışma 1

İnfrared kameralarla yapılan ve vücudun ısı emisyonlarının ölçülmesine dayalı görüntü çalışmaları, kalp damar hastalıklarının teşhis ve tanısı için kullanılan başarılı bir yöntemdir. İnfrared algılayan cihazlar ısı sinyallerini okuyarak bu emisyon bilgilerini  bir bilgisayar monitörüne yansıtırlar.Hücreler enerji değişimi durumunda ısı yayarlar. Daralmış ve tıkanmış damarlarda olduğu gibi enerji değişimi durumunda bir farklılık oluştuğunda azalmış ısı emisyonları ve azalmış kan akışı bölgeleri ekranda daha koyu olarak göze çarpar.Bu şekilde aterosklerotik damarlar boyunca infrared enerjinin akışının bozulmasının gelişimi izlenerek kalp rahatsızlıklarının erken teşhisi yapılabilir.

Dr Hoekstra nın bir çalışmasının sonuçları yukarıda bahsedilen termolojik görüntülerde günde 6 kapsül olarak verilen oral çelasyon tedavisi neticesinde bir hasta hariç hemen hepsinde kan akışında  ilerleme kaydedildiğini göstermiştir. Bacaklardaki kan akışlarında ise  6 aylık bir çalışmadan sonra % 33 lük bir gelişme kaydedilmiştir.

Çalışmayı yöneten Nancy Gardner Heaven, bu çalışma için seçilen gönüllülerin değişik düzeylerde kalp rahatsızlıkları bulunmasına karşın sadece bir tanesi hariç diğerlerinin hepsinde kan akışlarında toplam % 20 ilerleme kaydedildiğine ve stenosis ( daralma) in azaldığına dikkati çekmiştir.

 


Klinik Çlışma 2

Uykudan önce verilen  6 kapsül  Oral çelasyon tedavisi öncesi ve sonrasında 11 hasta üzerinde metal idrar testleri yapılmıştır. Hastaların yaşları 43 ile 76 arasında değişmektedir. İlaçlar verilmeden önce bir idrar testi yapılmış ve ilaçlar verildikten sonra ertesi günü yine idrar testi yapılmıştır. Omegatech, Cleveland, OH daki King James Medikal Laboratuarında 11 hastadan her iki testte elde edilen idrar örnekleri analiz edildi. Sonuçlar en çok maruz kalınan ve sağlığa en zararlı 7 toksik ağır metal salgılanmasında sadece tek doz neticesinde bir artış olduğu sonuçları ortaya çıkmıştır.

Aluminum:

182%

Arsenic:

320%

Cadmium:

9%

Copper:

344%

Lead:

162%

Mercury:

229%

Nickel:

43%

Dört hastanın kan örnekleri toplam kan kolesterolü, HDL kolesterolü, LDL kolesterolü, VLDL kolesterolü, kan trigliserid seviyelerindeki  farklılıkları tespit etmek için orachel çelasyon tedavisi öncesi ve sonrasında analiz edildi. Kan örnekleri oral çelasyon tedavisine başlamadan hemen  önce ve tedaviden 8 ay sonra tekrar alındı. Her hastaya 8 ay boyuncaher gün toplam 6 kapsül orachel verildi. Aşağıdaki tabloda görülen sonuçlar sekiz ay zarfında hastaların kolesterol seviyelerinde farkı yansıtmaktadır. Bütün değerler mg/dl olarak rapor edilmiştir.

 Toplam azalma:

Cholesterol:

-32.5

Triglycerides:

-71

HDL:

-0.5

LDL:

-24

VLDL:

-8.05

HDL/Total Cholesterol:

-0.82

 

Aşağıdaki değerler yukarıdaki kan değerlerinin yüzde olarak ifadesidir:

 

Cholesterol:

-16%

 

Triglycerides:

-29%

 

HDL:

-1%

 

LDL:

-18%

 

VLDL:

-16%

 

HDL/Total Cholesterol:

-15%

HDL hariç bütün katogorilerde 8 ay zarfında  kolesterol seviyelerinde önemli oranda azalma gözlenmiştir.




Kategoriye Göre Benzer Ürünler


Yorumunuzu yazın

Kullanıcı Yorumları

Bu ürün hakkında henüz yorum yapılmadı. İlk yorum yapan siz olun!

İstek Listeme Ekle

Aşağıdaki İSTEK LİSTEME EKLE butonunu tıklayarak " Kalp Sagligi " ürününü istek listenize ekleyebilirsiniz.

Son İnceledikleriniz